ERA’dan Tam Gün Eğitime Tam Destek!

İlk ve ortaöğretimdeki 17 milyonun üzerindeki öğrenciyi eğitimde yeni bir dönem bekliyor. İkili eğitimden tam güne geçiş, 5. sınıftan itibaren yabancı dil ve zorunlu hale gelecek olan okul öncesi eğitim için hedeflenen tarih 2019. Dönüşüm sürecini değerlendiren ERA Okulları Genel Müdürü Sezai Eyüpoğlu, hedeflenen tam gün eğitimin okulların neredeyse dörtte üçünde uygulanmakta olduğunu söylüyor.

ERA’dan Tam Gün Eğitime Tam Destek!

İlk ve ortaöğretimdeki 17 milyonun üzerindeki öğrenciyi eğitimde yeni bir dönem bekliyor. İkili eğitimden tam güne geçiş, 5. sınıftan itibaren yabancı dil ve zorunlu hale gelecek olan okul öncesi eğitim için hedeflenen tarih 2019. Dönüşüm sürecini değerlendiren ERA Okulları Genel Müdürü Sezai Eyüpoğlu, hedeflenen tam gün eğitimin okulların neredeyse dörtte üçünde uygulanmakta olduğunu söylüyor. Günümüzde erken yaşta eğitimin önemi artık herkes tarafından kabul edildiği için imkânı olan aileler çocuklarını özel kreşlere gönderiyor. Yabancı dil eğitimi de özel okullarda yoğun şekilde gerçekleştirilmekte. Dolayısıyla Eyüpoğlu’na göre tam gün eğitim uygulamasının herhangi bir negatif yönü olmayacağı gibi bu yeni uygulama tüm okulları kapsayınca ülkedeki bütün çocuklara fırsat eşitliği getirecek.

 

Eğitimde tam güne geçişi olumlu karşıladıklarını belirten ERA Okulları Genel Müdürü Sezai Eyüpoğlu, bununla birlikte “Okulda geçen süreyi uzatmak, eğitimin kalitesini yükseltmek için yeterli değil” diyor. Deneyimli eğitimcinin konu hakkındaki görüşleri şöyle:

“Dönüşümün başlamış olması ve ikili eğitim veren okulların tüm okulların neredeyse dörtte birinin altına inmiş olması önemlidir. Rakamlara baktığımızda 2015 yılı verilerine göre, ilköğretimde 44 bin 512 okuldan 9 bin 919’u, ortaöğretimde 12 bin 114 okuldan bin 85 tanesi ikili öğretime devam ediyor. Toplamda 56 bin 626 okuldan 11 bin 004 okul ikili eğitim veriyor.

 

Türkiye’de ilköğretim ve ortaöğretimde eğitim gören 17 milyonun üstünde öğrenci var. Elbette bu dönüşüm bazı bölgesel zorlukları da beraberinde getirecektir. Ülke genelinde derslik sayısının artması, öğretmen ihtiyacının iyi tespiti ve doğru bir kurguyla şekillendirilmesi, özel okulların eğitim sistemindeki payının yükselmesi ile bu hedef gerçekleştirilebilecektir. Geçtiğimiz yıllarda okullardaki derslik sayılarının artışları sayesinde zaten bu dönüşüm ciddi bir oranda gerçekleştirilmiş durumda”.

 

“Ülkemizin eğitim sistemi adına yapılan her türlü olumlu değişiklik, özel okullarımızı da olumlu etkileyecektir. Uzun vadede daha üst nitelikte eğitimcilerin ve daha üst nitelikte ebeveynlerin bulunduğu bir eğitim ortamı özel okullarda da oluşacaktır. Toplumsal eğitim ve bilinçlilik düzeyi ne kadar artarsa bu artışın faydası tabii ki topluma ve dolaysıyla özel okullara da yansıyacaktır. Devletin sağladığı bu imkânlardan daha fazla öğrencinin yararlanacak olması bizim için sevindiricidir.”

 

“Eğitimin Süresi Kadar Niteliği de Önemli”

Uzun yıllardır sektörde kurucu ve yönetici olarak görev yapan Eyüpoğlu, niteliği yükseltmeye yönelik görüşlerini de şu sözlerle anlatıyor: “Eğitimin niteliği, okul ve sınıf ortamlarındaki mimari özelliklerden eğitimcilerin sahip olduğu yeteneklere kadar pek çok faktörle şekilleniyor. Yabancı dil bilen, yeniçağın çocuklarını çok iyi tanıyan ve yeni eğitim metotlarını kullanabilen eğitmenler, çocuklarda merak uyandıracak ders içerikleri ve materyaller ile okullar daha verimli olacaktır. Sınıf mevcutlarının ideal seviyelerde tutulması, çocukların mutlu ve özgür olabildikleri ortamların desteklenmesi de eğitimin niteliğini belirler.

Eğitim sistemleri, öğrencilerin yaşadıkları çağa göre mutlaka güncellenmelidir. Eğitim sistemleri, salt bilgi sunmaktan ziyade bilgiye ulaşmanın yollarını öğretmeli ve bilginin gerçek hayatta nasıl kullanılacağını daha çok irdelemelidir.

 

“Okul Öncesi Eğitimden Tüm Çocuklar Yararlanmalı”

 

Okul öncesi eğitimin de 2019 yılına kadar zorunlu hale geleceği açıklandı. Eyüpoğlu, bunun çok önemli bir gelişme olduğunu vurgularken, tüm çocukların bu eğitimden yararlanabilmesini çok olumlu görüyor. “Şu an ülkemizde okul öncesi eğitim zorunlu olmadığı için özel kreş ve anaokullarına bütçe ayırabilecek olan bir kesim çocuklarını bu okullara gönderebiliyor. Tüm öğrencileri kapsaması halinde çok faydalı olacaktır. Okul öncesi dönemde çocuklar çok hızlı öğreniyor ve kişilik gelişimlerini tamamlıyorlar. Bu dönemde sadece akademik anlamda değil, gelişimin her açıdan desteklenmesi gerekiyor. Motor beceriler, davranış becerileri, uyum ve adaptasyon becerileri, sosyalleşme, dil gelişimi, uzamsal gelişim, fiziksel gelişim 0-6 yaş arasında gerçekleşiyor ve bunun 3-6 yaş dilimi kesinlikle desteklenmeli”.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Savaş Hiçbir Şekilde Bitmez
Savaş Hiçbir Şekilde Bitmez
Hamburg'tan da Ateşkes Kararı Çıktı
Hamburg'tan da Ateşkes Kararı Çıktı