Rus Ordusu Ne Kadar Güçlü ? Gerçekten Güçlü mü ?

Rusya Ortadoğu'daki savaşa dahil olduktan sonra gücü de tartışılıyor. Rus ordusu blöf mü yapıyor ,yoksa gerçekten Rus ordusu güçlü mü?M. Bahadırhan Dinçaslan KONU HAKKINDA ANALİZ YAPTI.

Rus Ordusu Ne Kadar Güçlü ? Gerçekten Güçlü mü ?

QHA (ANKARA) -

Rus ordusu, bize anlatıldığı gibi dev bir savaş makinesi mi, yoksa Batı’nın sair sebeplerden yeterince sert çıkışlar yapmamasından sürekli faydalanarak ilerleyen bir blöf makinesi mi?

Bu sorunun cevabını vermek kolay. Fakat bütün mesele, gidip “nükleer silahlar” başlığında düğümleniyor. Rusya, evet devasa bir nükleer silah envanterine sahip. Bir diğer nükleer güçle, örneğin Amerika’yla bir nükleer savaşa girmesi, dünyanın sonu anlamına geliyor.

Nükleer silaha yalnızca sahip olmak bile, diplomatik açıdan önemli bir kozdur. “Fleet-in-being” stratejisi gibi: Hiç kullanmadığınız donanma, yalnızca var olduğu için, düşmanın kaynaklarını tüketmesine, donanmanıza karşı sürekli tetikte olmasına neden olur.  Kullanmanıza gerek yoktur; şükür ki dünya tarihinde yalnızca iki defa, tek bir savaşta “bitirici vuruş” olarak kullanıldılar.

Fakat Rus ordusunun geri kalanı, bize anlatıldığı kadar güçlü değil. Teknolojik ve daha önemlisi mental donanımı zayıf düşmüş ancak kalabalık her ülkede olduğu gibi, biraz “human wave” yahut “insan seli” stratejisine dayanarak varlık gösteren bir ordu. Elbette, son zamanlarda Türk basını da dahil olarak, medyada sürekli yer alan muhteşem Rus uçağı, süper Rus füzesi, über Rus gemisi gibi yorumlara maruz kalarak bunu söylemek zor; maruz kalanların da bunu kabul etmesi. Ancak rakamlara, gerçeklere bakarsak, karşımıza çıkan manzara budur: Rusya, NATO ile karşılaştırıldığında askeri açıdan bir kağıttan kaplandır. Rusya’nın asıl gücü, diplomatik ve siyasi gelişmeleri, çatışmaları, boşlukları önceden planlanmış ve beklenmedik gelişmelere çabuk tepki verebilen stratejisi sayesinde iyi manipüle ederek kâr sağlama yeteneğidir.

Elbette Sovyet döneminin sonu ve post-Sovyet döneminin başıyla karşılaştırınca, Rus Silahlı Kuvvetleri daha derli toplu ve verimli bir manzara arz ediyor. Yine de, Gürcistan’ın işgali esnasında birlikler arası irtibatı cep telefonu ile sağlamak durumunda kalmış bir yapıdan bahsediyoruz. Ve bu yapının asıl sorunu, homojenlik: Rusya, son yıllarda “profesyonel ordu” ünitelerinin oranını arttırmaya ve askere alınan acemi erlerin operasyonlara dahlini azaltmaya çalışıyor. Zira “rakamlar”a baktığınızda, 15.000 tank, 3.500 uçak, 352 pare donanma devasa gibi gelebilir, hakikatte ise tankların, zırhlı taşıyıcıların çoğu eski, uçakların bir kısmı operasyonel değil ve donanma parçalarının çoğu küçük gemilerden oluşuyor. (Uçak gemisine ayrıca değineceğiz) Bu yüzden Rusya, “aktif çatışma” bölgelerine özel birliklerini yolluyor, dünya önünde, “vitrin”de bir arz-ı endam sergileyeceği zaman, en iyi birimlerini kullanıyor. Ancak ülkenin genelinde durum bu kadar iç açıcı değil, standart ve homojen bir ekipman dağılımı yok, eğitim ve ruhsal durum da her ordu biriminde aynı kalitede değil. Bu eksiklikler bazen vitrinde de düşen bir uçak, hata yapan bir özel kuvvetler askeri ya da gemiden ateşlenemeyen bir füze olarak karşımıza çıkabiliyor.

Stratfor’dan Sim Tack benzer zayıflıklara dikkat çekip, Rusya’nın balistik füzeleri ve hava savunma sistemlerini koz olarak öne sürdüğünü, bu sistemlerin ancak Rusya’nın iddia ettiği kadar etkin bir şekilde hava sahasını kapatacak güçte olmadığını belirtiyor. Centre for Analysis of Strategies and Technologies’ten Ruslan Pukhov ise Rusya’nın ekonomik boyunu aşan bir askeri hamle yaptığını düşünüyor. Ekonomisi en iyimser tabirle kırılgan olan Rusya’nın, sürdürülebilir bir askeri genişleme ve dönüşüm yaratması imkansız. Pukhov, meşhur bir alıntıyla anlatıyor bu durumu: “Rusya asla göründüğü kadar güçlü değildir, Rusya göründüğü kadar zayıf da değildir.”

Rus uçak gemisi Amiral Kuznetsov’un öyküsü, Rusya’nın “askeri gücü”nün güzel bir özeti olabilir. Sovyetler zamanından kalma gemi, 1982’de yapımına başlanmış görünse de, ancak 1995’te operasyonel olabiliyor. Bu operasyonellik de “yüzebilir” olmaktan ileri gitmemiş: Gemi defalarca arıza yapıyor, asla uzun süreli görevlere çıkamıyor ve teknolojisi çok eski. Tasarım problemleri var ve çok sayıda uçağın tam verimli bir operasyon yürütmesini engelliyor. Geminin kamaralara sağladığı ısıtma ve su sistemlerinde bile sorun var; mürettebat morali her zaman aşağıda ve tasarımsal sorunlar, komuta sorunlarına da yol açıyor. Kuznetsov’un “kendi mürettebatı için daha tehlikeli” olduğunu söylemek, askeri dünyada artık sıradan bir şakaya dönüşmüş durumda.

Fakat Kuznetsov yine de bir uçak gemisi. Sembolik bir önemi var, çok büyük olmasa da tahrip kapasitesi var; geminin Doğu Akdeniz’de yer alması her şekilde bir tehdittir. Rusya’nın da tam olarak konumu bu: Ayı, yaralı ve yarasında derin enfeksiyonlar, kanında zehirlenme var. Ancak ölü değil, can havliyle atacağı bir pençe darbesi, en yakınındakilere büyük zararlar verebilir. Öyle ya da böyle ölecektir, ancak kimse bitirici darbeyi, coup de grâce vururken can çekişen hayvanın darbelerine maruz kalmak istemiyor.

Rusya’nın durumu bundan ibaret: Türk kamuoyunun, seçmenlerin ve karar alıcıların sürekli “Rusya’nın devasa askeri gücü” konulu propagandaya maruz kalması, Türkiye’nin stratejik anlamda elini zayıflatacak, hareket alanını kısıtlayacaktır. 

M. Bahadırhan Dinçaslan

QHA

RUS ORDUSU SURİYE NÜKLEER SİLAH BATIİ AVRUPA
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
2016 Senesinin En Beğenilen Oyunu Battlefield 1 Oldu
2016 Senesinin En Beğenilen Oyunu Battlefield 1 Oldu
Rusya'nın Fırlatmış Olduğu İnsansız Kargo Gemisi Çakıldı
Rusya'nın Fırlatmış Olduğu İnsansız Kargo Gemisi Çakıldı