Kadın kanserlerine karşı güçler Bursa’da birleşti

Pembe İzler Derneği ve Türk Kanser Derneği’nin, Roche İlaç’ın sosyal sorumluluk anlayışı çerçevesindeki koşulsuz desteğiyle hayata geçirdiği “Kadın Kansere Karşı” projesi Bursa’da halkla buluştu.

Kadın kanserlerine karşı güçler Bursa’da   birleşti

Moderatörlüğünü İpek Açar’ın yaptığı ve toplumsal değişimde çok önemli etkisi olan kadınların kansere karşı yapmaları gerekenlerin paylaşıldığı halka açık buluşmada, Pembe İzler Derneği Başkan Yardımcısı Derya Acar, projenin amacı ve kapsamı hakkında bilgiler aktardı. Toplantıda hazır bulunan Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cihan Uras, Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mete Güngör, Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Orhan ve Psikolog Deniz Erden ise kadın kanserleri (meme, serviks, over, rahim) konusunda son gelişmeleri paylaşarak sorulara yanıt verdi. Buluşmada, kanser tedavisi gören ve hastalığı atlatan kadınlar da kendi çarpıcı hikayelerini katılımcılarla paylaştı.

 

Pembe İzler Derneği Başkan Yardımcısı Derya Acar, kadının hasta olmasının tüm aileyi ve çevresini yakından ilgilendirdiğini belirterek, sözlerine şöyle devam etti: “Biz dernek olarak iki hedef üzerinde çalışıyoruz; kadın kanserlerinde erken tanı konusunda bilincin artırılması ve hastalığa yakalanan kadınların bu süreci daha kolay atlatması. Bu nedenle hayata geçirdiğimiz Kadın Kansere Karşı projesi bizim için büyük önem taşıyor. Bugün olduğu gibi bundan sonra da Bursa’da ve diğer kentlerde bu tür bilinçlendirme çalışmalarında her zaman taşın altına elimizi koyacağız. Toplantımıza gelerek bu bilincin yayılmasına katkıda bulunan herkese teşekkür ederiz.”

 

Acar, dernek olarak kadınlara uzanan el olmaya devam edeceklerini belirterek, tüm Bursalı kadınlara düzenli sağlık kontrolü yaptırmaları çağrısında bulundu.

 

İmmünoterapi ile kanserin seyri değişecek

Toplantıda katılımcıların sorularını yanıtlayan Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Orhan: “Erken tanı ve düzenli kontrol önemli. Son dönemdeki yenilikçi ve kişiye özel tedaviler ile olumlu sonuç alınıyor. Kanserin biyobelirteçleri tedavinin şekillenmesinde önemli rol oynuyor. Vücut direncini destekleyerek kanser hücrelerini yok etmeye yardımcı olan immünoterapi ile kanserin seyri değişecek.” dedi.

 

Rahim ağzı kanseri ile mücadele etmek mümkün

Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mete Güngör, rahim ağzı kanserinin, kadın genital kanserleri arasında tarama programı olan ve de bu nedenle teorik olarak önlenebilir bir kanser olduğunu ifade ederek, “erken tanı ve etkin bir tedavi ile rahim ağzı kanseri ile mücadele etmek mümkün.” dedi.

 

Genetik yatkınlık araştırılmalı

Toplantıda konuşan Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cihan Uras, “Meme kanseri ile genler arasındaki ilişki kanıtlanmış durumda. Özellikle ailesinde meme kanseri vakası görülmüş kişilerin genetik yatkınlığının araştırılması gerekiyor. Hastalığın tanısı konulduktan sonra yapılan genetik testler de hastaya uygulanacak en doğru tedavinin seçilmesine yardımcı oluyor.” dedi.

 

Toplantıda kanserin psikolojik süreçlerine değinen Psikolog Deniz Erden ise, kadının hasta olmasının, sadece tek bir bireyi değil, tüm aileyi ve çevresini de yakından ilgilendirdiğini belirterek, “kadın hastalanınca yakın çevresi ve özellikle ailesi çok etkileniyor. Hastanın yanı sıra ailesi ve çevresi de süreçten etkilendiği için, tedavi sürecinde pek çok sıkıntı yaşanıyor. Kadınlarımızın yanında yer alarak, omuzlarına dokunan el olmalıyız.” dedi.

 

Bir sonraki buluşma Aydın’da

“Kadın Kansere Karşı” projesine imza atan dernekler; proje kapsamında hem farkındalığı artıracak iletişim çalışmaları yapacak hem de farklı kentlerdeki kadınlarla buluşarak bilinmesi gerekenleri aktaracak. Proje kapsamında, sosyal medyadan “#KadınKansereKarşı” hesabından düzenli olarak bilgilendirme yapılırken, bir sonraki halk buluşması Aydın’da düzenlenecek. Etkinlikte, uzmanlar kadınlarda sık görülen meme, rahim, rahim ağzı ve yumurtalık kanserlerinin tanı ve tedavisi hakkında Aydınlılara bilgi verecek.

 

Türk Kanser Derneği hakkında:

Türk Kanser Derneği, 1964 yılında kuruldu. T.C. Bakanlar Kurulu’nun 1964/6-3728 sayılı kararı ile “Kamu Yararına Çalışan Dernek” olarak kabul edildi ve 74/8750 sayılı kararı ile “TÜRK” adını kullanma hakkını kazandı. İlk faaliyetlerine Şişli, Şair Nigar Sokakta bulunan bir apartman dairesinde kanserin erken teşhisi için poliklinik muayene hizmetleri vererek başladı. 1973 yılına dek faaliyetlerini geliştirerek, Şişhane’de bulunan binasına taşındı ve halen ücretsiz sağlık hizmetleri sunmaya devam etmektedir. Türk Kanser Derneği, kurulduğu günden bugüne kadar milyonlarca imkanları kısıtlı kişiye; erken teşhis, tarama, tedavi, takip, palyatif bakım, ikinci görüş, hasta hakları bilgilendirmeleri, kanser tedavisinde çok önemli bir yeri olan psikolojik destek konusunda yardımcı olmuş ve topluma koruyucu sağlık hizmetlerini ulaştırmak, toplumda erken tanı bilinci oluşturmak için ücretsiz sağlık hizmetlerini kesintisiz olarak halkımıza sunmaya devam etmektedir.

 

 

Pembe İzler Derneği hakkında:

2014’te kurulan Pembe İzler Derneği, meme kanseri başta olmak üzere tüm kadın kanserleri konusunda toplumu bilinçlendirme ve maddi yetersizliği olan hastalara teşhis ve tedavide destek verme amacını taşıyor. Başka bir deyişle dernek, bu çok önemli mücadelede hastanın ve hasta yakınlarının omzundaki el olmayı hedefliyor. Pempe İzler, doğruyu anlatarak, uygulayarak farkındalık yaratmayı amaçlıyor. Bunun içinden birbirinden farklı, nitelikli ve kapsamlı projeler hazırlıyor. Dernek, kadın kanserleri ile savaşan kadınların tedavi sürecinde ve sonrasında en önemli destekçisi olup, hastalığa yakalanmış kadınların hastalıktan ve sonrasından korkmayan güçlü kadınlar olarak hayatlarını sürdürmelerini amaçlıyor.

 

Roche Türkiye hakkında:

Merkezi İsviçre Basel’de bulunan Roche, ilaç ve diagnostik alanında dünyanın önde gelen araştırma odaklı sağlık gruplarındandır. Dünyanın en büyük biyoteknoloji şirketlerinden biri olarak Roche, onkoloji, immünoloji, bulaşıcı hastalıklar, oftalmoloji ve nöroloji konularında yenilikçi ve farklı ilaçlar geliştirmektedir. Aynı zamanda in-vitro diagnostik ve doku bazlı kanser tanısında dünya lideri olan Roche, diyabet yönetiminde de öncüdür. Roche’un kişiye özel tedavi stratejisi, hastaların sağlığı, yaşam kalitesi ve hayatta kalma oranlarında somut yenilikler getirecek ilaç ve tanı araçlarını sağlamayı hedeflemektedir. 1896 yılında kurulan Roche, yüz yılı aşkın süredir küresel sağlık alanında önemli katkılar sağlamaktadır. Roche tarafından geliştirilen ve aralarında hayat kurtaran antibiyotiklerin, antimalaryaller ve kemoterapinin yer aldığı 29 ilaç Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) Model Temel İlaç Listesi’nde yer almaktadır.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Savaş Hiçbir Şekilde Bitmez
Savaş Hiçbir Şekilde Bitmez
Hamburg'tan da Ateşkes Kararı Çıktı
Hamburg'tan da Ateşkes Kararı Çıktı